Exit music
·1 dk okumaDüz yazı

Exit music


Hiçbir anlamda özgür hissetmiyorum.


Düşüncelerimi, davranışlarımı, gideceğim yerleri, yapacağım her şeyi kafesimin içinde yapıyorum. Birkaç adımlık odamda zaman geçiriyorum. Hayatım bu odanın içinde. Sanki arkadaşım masa, kız arkadaşım çiçeğim, ailem yatağımmış gibi.


Promptunu veriyorum:

Siyah beyaz bir hikaye, dar bir f tipi koğuşunda sadece baksırla durmayı seçebilecek kadar özgür olan, balkona belirli saatlerde çıkabilen, arada işkence gören ama gördüğü tek insan işkence eden insanlar olduğu için onlara karşı öfke duyamayan, bomboş, dümdüz, sakallı, kıllı, ince bir adam. Odasında bir çiçeği, bir masası, bir çok kağıdı var ama kalemi yok. Yatağı rahatsız, çiçeği bahçesinin dışında, masası küçük. Ayakta ve yere dikkatlice bakıyor.


Bu sadece görsel değil, bu bir müzik, bu bir film, bu bir gerçek. Bunu bir tek ben yaşayabilirim, yaşıyorum. Witgenstein'ın da dediği gibi;


​"Başkalarının ne hissettiğini asla bilemeyiz, sadece tahmin edebiliriz.".

Paylaş

𝕏 Twitter💬 WhatsApp📘 Facebook