Tanrıların Sustuğu Yerde Bir Karar
Yetersizlik, bir eksiklik değil; henüz yontulmamış bir mermer kütlesidir.
İnsan, kendi uçurumunun kenarında durup aşağıya baktığında hissettiği o baş dönmesini "yetersizlik" sanır. Oysa o baş dönmesi, özgürlüğün ta kendisidir.
"içindeki kaosu muhafaza etmelisin ki dans eden bir yıldız doğurabilesin." Nietzche
Karar vermek, bir intihardır; çünkü seçilen her "evet", binlerce "hayır"ın cenazesini kaldırır. Ama kararsızlık? Kararsızlık, Camus’nün bahsettiği o Sisifos kayasını tepeden aşağı izleyip, yukarı çıkarmaya bile tenezzül etmemektir. Yalnızlık ise, bu labirentin içinde yankılanan tek gerçek sestir. Bir enstrümanın telleri gibi; ancak yalnız kaldığında ve gerildiğinde en doğru notayı verirsin.
Kırık beyaz bir sayfa, antrasit bir boşluk,
Karar verdim: Bu benim en büyük suçum.
Nietzsche’nin kırbacı, Camus’nün denizi,
Ve elimin altında, yarım kalan bir resmin izi.
Yalnızlık, odamdaki en kalabalık orkestra
Çalıyor hiç duyulmamış bir frekansta.
Yetersizim diyor sesler, binlerce dilde,
Oysa ben yürüyorum, devrilen her köprüde.
Kararsızlık bir bataklık, mor bir sis bulutu,
Seçmedim hiçbir şeyi, öldürdüm umudu.
Çünkü kendim olmak, bir bedel ödemektir,
Tanrıların sustuğu yerde, ismini söylemektir!
